Fuarcılığın Geleceği: Endüstri 4.0 Çağındaki Fuarcılık

Mehtap Sümersan KÖKTÜRK

Taşkın DİRSEHAN

ÖZET

Son yıllarda, teknolojini gelişmesiyle birlikte tüketici davranışları değişmiştir. Dolayısıyla, tüketiciye yönelik sektörlerde de değişiklikleri gözlemlemek mümkündür. Her an internete bağlı, makinelerle iç içe olan günümüz toplumu, hiç olmadığı kadar çok veri üretiminin, bir başka deyişle büyük verinin kaynağı olmuştur ve çeşitli teknolojik gelişmelere öncülük etmiştir. Üç boyutlu yazıcılar, yapay zeka, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, otonom araçlar, bu teknolojilerden bazılarıdır. Fuarcılık sektörü de gerek bu teknolojilerin sergilendiği mekanlar olsun, gerek bu teknolojilerin kullanımı olsun, Endüstri 4.0 dediğimiz bu çağın içindedir. Bu yazıda, Endüstri 4.0’a ilişkin genel bir bilgi verildikten sonra, Endüstri 4.0 ve fuarcılık ilişkisine değinilmiş, ardından geleceğe yönelik bazı çıkarımlara yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Endüstri 4.0, Fuarcılık, Teknoloji

ABSTRACT

Nowadays, consumer behavior has been changed in parallel with the development of technology. So, it’s possible to observe the changes in consumer industries. Today’s society living with machines and always connected to internet becomes a source of big data and it’s pioneer to technological advancements. 3-D printers, artificial intelligence, virtual reality, augmented reality, autonomous vehicles are some examples of these technologies. Fairs industry -with the locations they ocur and with the technologies they use- is also in the age called Industry 4.0. In this review, after a general overview about Industry 4.0, the relationship between Industry 4.0 and fairs is discussed, then several implications about the future are presented.

Keywords: Industry 4.0, Fairs, Technology

GİRİŞ

İlk üç sanayi devrimi olarak kabul edilen Mekanizasyon (Buhar Makinesiyle), Seri Üretim (Elektrikle), Otomasyon (Bilgisayarla) devrimlerinin ardından dördüncü sanayi devrimi, Nesnelerin İnterneti kavramıyla gelişmiş, tüketici davranışlarını ve üretim şekillerini, lojistiği ve daha birçok iş yapış biçimini değiştirmektedir.

Endüstri 4.0’ın Gelişimi

Pazarlamanın temel amacı, tüketici için değer yaratarak firmaya uzun dönemde kârlılık sağlamaktır. Dolayısıyla, pazarlamanın öncelikle tüketici ihtiyaçlarını analiz etmesi gerekir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tüketici de gün geçtikçe daha çok veri üretmeye başlamıştır. Sabah kalkıp sosyal medya kullanarak, TV izlerken bir yandan yorum yazarak, arabasıyla işe giderken hız sensörlerinden geçerek, kredi kartı kullanıp alışveriş yaparak, internetten bankacılık işlemi yaparak, yemek sipariş ederek, profiller oluşturarak, yani neredeyse her dakika çeşitli türlerde veriler üretilmektedir. Pazarlama yöneticilerin bu verileri anlamlandırması gerekir, fakat klasik yöntemler yetersiz kalmaya başlamıştır. Toplanan bu “büyük veri”yi aynı bir maden ocağını değerli madene ulaşmak gibi işlemek ve değerli olan bilgiye ulaşmak gerekir. Bu yönteme de “veri madenciliği” denir. Artık hipotezler kurup onlara göre analiz yapmanın yerini, nereden ve nasıl çıkacağı hiç bilinmeyen bilgiye (birlikteliklere, örüntülere, vb.) veri madenciliğiyle ulaşmak almıştır. Bu bilgi, firmalara rekabet avantajı sağlar, çünkü elde edilen bilgiye uygun olarak diğer firmalardan farklı bir değer yaratılıp sunulmasına vesile olur. Bu bilemediğimiz bağlantıları ortaya çıkaran analizler git gide gelişmiş ve “yapay zeka” doğmuştur. Artık yapay zeka, test verileriyle analizlerini iyileştirip gerçek olaylarda doğru tahminler yapmaya başlamış ve hatalı tahminlerini düzeltmeye yani öğrenmeye başlamıştır. Üçüncü sanayi devriminde otomasyon gelişmiş, programlanan robotlar mavi yakalı çalışanların işlerini yapmaya başlamıştı. Dördüncü sanayi devriminde de yapay zeka gelişmiş ve robotları programlayan yapay zekalı robotlar, beyaz yakalı çalışanların işini üstlenmeye başlamıştır. Bu gelişme, sadece üretimde değil, hayatın birçok alanında etkili olmaya başlamıştır. Örneğin, istihdam alanında yeni iş yapış yöntemleri doğmuştur.

Endüstri 4.0 ve Değer Yaratmak

İlk defa 2011 yılında Hannover sanayi fuarında öne sürülen Endüstri 4.0 ile bireylerin yaşamı ve dünyaya bakış açıları da değişmeye başlamıştır. Cep telefonlarına yüklenen uygulamalarla tüketicilerin koluna saat olarak yerleşmiş, Google Glass gözlüğü tanıtılmış, sanal gerçeklik gözlükleri evrim geçirmiştir. Artık sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve giyilebilir teknoloji hayatımıza yerleşmiştir. Diğer taraftan Amazon, kargolarını Drone’larla dağıtma denemelerine bile başlamıştır. Bunları piyasaya ilk süren firmalar da tüketiciye sundukları bu eşsiz değerlerle, rekabet avantajlarını pekiştirmişlerdir. Farklılaşmayı sağlayan ve kârlılığın temel çekicisi olan değeri yaratmak, artık içine girilen bu yeni devirde son derece önemlidir. Bu devrimin bir diğer özelliği de, firmalar için sınırın artık yaratıcılık olmasıdır. Kişiler de artık fikirlerini hızlı bir biçimde gerçeğe dönüştürüp girişimci olma şansını bu devirde yakalama şansına geçmişe kıyasla çok daha büyük ölçüde sahiptir. Üç boyutlu yazıcılarla, biblo üretmek kadar, ihtiyacı olanlara alçı üretmek de mümkün olmuştur, anatomi derslerinde kullanmak üzere gerçeğe benzer organ üretmek de. Yani, bu yaratıcılık çağında, değeri yaratacak olan da, yaratıcı düşüncedir. İnovasyon sürecinde prototip üretmek daha önce hiç bu kadar hızlı olmamıştır. Hatta bu yöntemle şimdilik basit makineler bile üretilebilmektedir. Bir başka ifadeyle makine üreten makinelerden bahsedilebilir artık. Şu anda bile bazı sitelerde iki bin-üç bin dolar civarında olan bu yazıcıların yakın zamanda çok daha makul fiyata ineceğini ve birçok kişinin evine gireceğini de ön görmek mümkündür.

İçine girdiğimiz bu çağda değişen bir hayat var ve bu hayatı çok iyi anlayıp yaratıcı düşünen beyinlerle yaratıcı ürünler sunulması gerekir. Burada nesnelerin interneti de önemli bir fırsat sunmaktadır. Bireylerin ısı durumuna göre sıcaklığı değişen yataklar, iş dönüşünde evin istenilen sıcaklıkta olması, içindeki malzemelerin kesikliğine göre internete bağlanıp sipariş veren buzdolapları ve tabii sağlık merkezlerinde, eğitim merkezlerinde benzer uygulamaların adaptasyonları… Bu çağda tüketiciye sunulacak birçok değer yaratılabilir.

Endüstri 4.0 ve Fuarcılık

Endüstri 4.0’ın kullanılabileceği sektörlerden biri de fuarcılıktır. Bu kullanım iki yönlü olabilir. Birincisi Endüstri 4.0 teknolojilerinin doğrudan kendilerinin sergilendiği fuarlar (en önemli kabul edilenlerden biri Las Vegas’ta düzenlenen CES-tüketici elektroniği fuarıdır), ikincisi ise Endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanıldığı fuarlardır (örneğin, Cityscape Turkey- Gayrimenkul yatırım fuarında inşaat projelerinin sanal gerçeklik gözlüğüyle tanıtılması). Ayrıca çeşitli sektörlerdeki fuarlarda düzenlenen seminerlerle Endüstri 4.0 kavramı, getirdiği yenilikler örnek olaylarla anlatılmakta ve yaygınlaştırılmaktadır (örneğin, HANNOVER Fairs Turkey Fuarcılık’ın gerçekleştirdiği WIN EURASIA Automation fuarı 2017 yılında Endüstri 4.0 temasıyla düzenlenmiştir, 2016 MAKTEK- Makine Teknoloji Fuarında Endüstri 4.0 seminerler dizisi düzenlenmiştir, 2017 yılında Kocaeli Bilişim Fuarında Endüstri 4.0’a yönelik yarışmalar düzenlenmiştir).

Endüstri 4.0’ın Fuarcılık İstihdamındaki Olası Etkileri

Endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanımıyla birlikte fuarlarda daha gerçekçi, gerçek zamanlı gösterimler yapılabilmektedir. Ancak bazı fuarların katılımcıların evinden veya ofisinden katılım sağlamasına imkan verecek düzeye de gelebilir. Diğer taraftan fuarcılık sektöründe standart bazı işlerin verimlilik, standardizasyon gibi sebeplerle robotlara geçeceğini söylemek mümkün olabilir. Ancak burada iş kaybından ziyade işlerin dönüşeceğini ve farklı iş kollarının türeyeceğini de göz önünde bulundurmak gerekir. Örneğin, fuarcılık sektöründe kullanılacak bir robot olursa, yazılımının programlanması yeni bir iş sahası olacaktır ve farklı, yeni uzmanlık alanları gerektirecektir.

Başka bir biçimde stantları robotlar kuracaksa, stant tasarımcıları yeni dönemin robot kullanımını bilmek veya bu iş için farklı uzmanlardan, mesleklerden yararlanmak zorunda kalacaktır. Doğaldır ki, bu döngünün ve dönüşümün başlangıç dönüşümünün maliyeti çok yüksek olacaktır. Bu maliyetin sonuçta toplum değişimini etkileyeceği için, tüm konu paydaşlarının ne yapabileceklerini, nasıl katkıda bulunacaklarını ve nasıl paylaşılacağını ve sonuçlarının kendilerini de etkileyeceğini bilmeleri gerekir. Bu olay basit bir teknoloji, internet kullanımı değildir. Kitleler, bir taraftan 4.0’a uyum sağlamak için eğitim ile bilgilendirilir, yönlendirilir ve bireyler motive edilirken, diğer taraftan her türlü tedarik (insan gücü kaynağı, finansal kaynaklar, teknoloji, yöntem vb.), devlet yönetimi, politikacılar, firmalar, bireyler, dernekler vb. tarafından uyumlu olarak sağlanmalıdır. Bu, köklü bir toplumsal dönüşümdür. Bu dönüşümde en önemlisi toplumsal farkındalıktır. Yeni dönemde, işlerinden olacak bireylere çizilecek kariyer ve iş alternatifleri ile dönemi yakalamaları için kazandırılması gerekli yetkinlikler planlanmalı ve farkındalık yaratılmalıdır. Yine de bu farkındalık bireylerin kendi başlarına başarı ile dönüşümlerini sağlatmaz. İsteseler de zordur. Bireyin bu değişimi öngörmesi bile zordur. Bu nedenle, dönüşüm stratejileri makro boyutta geliştirilmelidir. Burada insan kaynakları ve mesleki stratejistlere, Türkiye’nin ihtiyaç duyacağı insan gücü ve niteliklerini belirleyecek stratejistlere gereksinim vardır.

Bir başka ihtiyaç ise dönüşüme uygun eğitmen kadrolarıdır. Hem teknik hem algılatıp, istenmesini sağlayacak eğitmenler profesyoneller olmalıdır. Yine eğitim dönüşümüne katkı sağlayacak gönüllü kuruluşlar, kar amacı gütmeyen ya da sosyal sorumluluk projeleri oluşturacak, paylaşacak olmalıdır. Dönüşüm stratejileri oluşturmadan sosyal antropologlara, araştırmacılara ihtiyaç olacaktır. Kısaca burada kendi haline bırakılmamış ama sağlam bir biçimde planlanmış İnsan Kaynakları Pazarlamasından söz edilmektedir. Sanayi 4.0, toplumsal bir dönüşümü gerektirirken, başarılı bir dönüşüm bile büyük kitleleri vasıflı işgücünden vasıfsız işgücüne dönüştürebilecektir. Buradaki nitelik kaybını mümkün olan en aza indirmek için insan kaynakları pazarlamasının planı sağlıklı olmak zorundadır. Fuarcılık, bu dönemde tam bir pazarlama yumağı olacaktır. Ancak bu klasik pazarlama ile değil, klasik pazarlamanın prensipleri kullanılarak makro düzeyde özgünleştirilmelidir.

SONUÇ

Teknolojik ilerlemelere bağlı olarak Endüstri 4.0 gelişmeye ve beraberinde Yapay Zeka, Blockchain, Toplum 5.0 yeni kavramlar getirmeye devam etmektedir. Bu gelişmeler tüketicilerin beklentilerini ve davranışlarını değiştirmekte, dolayısıyla fuarcılık alanında da bu değişim, etkisini göstermektedir. Kimi zaman Endüstri 4.0 kendi başına, getirdiği yeniliklerle bir fuarın konusu olmaktadır (örneğin, Endüstri 4.0 Zirvesi ve Sergisi, https://www.endustri40zirvesi.com/). Diğer taraftan, farklı sektörler için de yeni teknolojiler, fuarların vazgeçilmezleri durumunda. Örneğin, günümüzde birçok fuarda ve kongrede artık programlar için mobil uygulamalar, afişlerde QR kodlar ve tanıtımlarda sosyal medya için hashtag’ler geliştiriliyor ve katılımcıların deneyimleri geliştiriliyor. Sonuç olarak, ne Endüstri 4.0 ne de fuar-fuarcılık konuları geçiştirilecek konular değildir ve makro stratejilere ihtiyaç vardır. Bu alanda akademisyenlere araştırmaları ile hem mevcut durum incelemeleri hem de model geliştirme için ihtiyaç vardır. Ancak bu modellemeler de uzmanlık grupları farklı, takım oluşturmuş proje grupları ile yapılmalı, çok yönlü bakış açılarını kapsayan, çok değişkenli modeller olmalıdır.

Prof Dr, Marmara Üniversitesi, İşletme Fakültesi, İngilizce İşletme Bölümü, Üretim Yönetimi ve Pazarlama Anabilim Dalı, emekli öğretim üyesi

Doç. Dr., Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümü Öğretim Üyesi, tdirsehan@marmara.edu.tr

Share: