Mega Etkinlikler ve Kentlerdeki Mirası

Arzu ERTURAN TOPGÜL

ÖZET

Küresel ölçekteki artan rekabetle birlikte kentlerin yeni yatırımlar çekmek ve kentsel imajlarını geliştirmek için stratejik bir araç olarak mega etkinliklere ilgisi artmıştır. Dünyada en önemli etkinliklerden biri kabul edilen Expo Fuarları, bir başka ismiyle Dünya Fuarı, bu mega etkinliklerin başında gelmektedir. Kentlerin ev sahipliği yapmak için yarıştığı Expo Dünya Fuarı, kentlere uluslararası ölçekte tanınma ve imaj geliştirme gibi fırsatlar sunmasının yanı sıra kentsel altyapı ve yenileme projelerine olanak sağlaması ile de ön plana çıkmaktadır.

Bu çalışma kapsamında onaylı/uzmanlaşmış Expo Fuarı örneği olarak 1998 yılında Portekiz’in Lizbon kentinde gerçekleşen mega etkinlik ele alınacaktır. Bir Akdeniz şehri olan Lizbon’un ev sahipliği yaptığı Expo’98 Fuar’ının bir mega etkinlik olarak kentte bıraktığı olumlu ve olumsuz etkiler “etkinlik mirası” kavramı üzerinden okunacaktır. Sonuç kısmında ise Expo’98 fuar alanının günümüzdeki mevcut durumu, özellikle etkinlik mirasının mekansal boyutunun neler olduğu üzerinden bir değerlendirme yapılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Mega etkinlikler, Expo Fuarı, Dünya Fuarı, Lizbon Expo’98

ABSTRACT

With the increase of the competition on the global scale, the cities have become more interested in mega events as a strategic tool to attract new investments and improve images of the city. As a mega event, the World’s Fair Expo is accepted as one of the biggest important events in the world. The World’s Fair Expo, which cities are in competition to host, comes into prominence by offering cities opportunities to make infrastructure and urban regeneration projects beside reputation on global scale and improving the image of the city.

This study aims to discuss the 1998 Portugal Lisbon Expo Fair as an approved/specialised Expo World Fair example and its effect on the city. At the conclusion, the event heritage of Expo’98 and its spatial dimension will be discussed over the current situation of the fair site both from positive and negative effects of this mega event.

Keywords: Mega events, Expo Fair, World’s Fair, Lisbon Expo’98

Mega Etkinlikler

Küresel ölçekteki artan kentsel rekabetle birlikte ekonomik ve sosyal açıdan bir kalkınma amacıyla kentler markalaşma yoluna gitmektedir. ‘Günümüzde kentlerin markalaşma yöntemleri arasında en yaygın kullandıkları kent pazarlama stratejileri arasında kentsel markalaşma, flagship-amiral projeler gerçekleştirmek ve mega etkinliklere ev sahipliği yapmak gelmektedir.’ (Deffner, A. ve Liouris, C., 2005) Kentlerin yeni yatırımlar çekmek, kentsel imajlarını geliştirmek, kentsel alanlarda yenileme ve canlanma çalışmaları yapmak için stratejik bir araç olarak kullandığı mega etkinlikler kentleri önemli çekim odakları haline getirmektedir. Bu nedenle günümüzde kentlerin mega ölçekteki etkinliklere ilgisi artmıştır.

‘Mega etkinlikler, düzenlendikleri kentin markalaşmasına ve imaj gelişimine katkıda bulunurken, kentin turizm ve ekonomik açıdan kalkınmasını da sağlamaktır. Lüks profilli bu etkinlikler, yatırım ve sermayenin toplanması kadar, uluslararası ünün elde edilmesi ve ulusal prestijin sağlanmasında da önemli bir role sahip olmaktadır.’ (Eryılmaz, 2012)

Mega etkinliklerin kente ekonomik getirileri kadar, imaj ve prestij açısından getirileri de kentler için cezbedici bir unsurdur. Getz (2005) mega etkinlikleri, “büyüklükleri ve önemleri ile ilgili olarak yüksek düzeyde turizm hareketliliğine yol açan, medyada büyük bir etki yaratan, prestijli ve destinasyona veya yerel halka ekonomik katkı sağlayan” etkinlikler şeklinde tanımlanmaktadır. Olimpiyatlar, Expo’lar, Dünya Kupaları bu kategori içinde yer alan dünyanın en önemli mega etkinlikleri olarak sayılmaktadır.

Harvey(1989), mega spor etkinlikleri gibi “kentsel gösterilerin” kentsel canlanma aracı olarak kullanılabileceğini iddia etmektedir. Bu etkinliklerin, ev sahibi kentin yeni ve heyecan verici imajını sunması için bir fırsat verdiğini, aslında kentin kimliğini yeniden yaratması ve böylece küresel hiyerarşideki konumunu güçlendirmesi için bir şans verdiğini belirtmektedir. (Harvey, 2016)

Roche ise mega etkinliklerin kültürel ve ekonomik aktivitelerinin ve akışların küresel ölçekte geçici ve mekânsal yoğunlaşmalar yarattığını belirtmektedir. (Roche, 2000) Mega etkinlikler ulusal ve uluslararası ölçekte ilgi ve yüksek sayılarda ziyaretçi çekmesi sebebiyle düzenlendiği şehirlerde ekonomik ve toplumsal bir yoğunlaşma yaratarak küresel ölçekte bir yankı uyandırabilmektedir. Hallmark – Alamet-i Farika, Flagship-Amiral Gemisi olarak da adlandırılan bu mega etkinlikler düzenlendikleri şehirler için yönlendirici role sahiptir.

Mega etkinliklere ev sahipliği yapan kentler için bu etkinlikler, kentsel canlanma, yenileme ve altyapı projeleri için bir fırsat olarak görülmektedir. Çoğunlukta özel amaçlı mekânsal düzenlemeler gerektiren bu etkinlikler, hedef kitle, süre, düzenlenme sıklığı ve sahip oldukları temalara göre farklılık gösterebilmektedir.

Sola(1998) mega etkinliklerin ev sahibi kentleri önemli ölçüde etkilediğini ve bir etkinliğin bir mega etkinlik halini alması için aşağıdaki özelliklerden bir veya bir kaçına sahip olması gerektiğini belirtmektedir (Sola’dan aktaran Chan, 2008)

  • Etkinliğe doğrudan/dolaylı olarak artan turist sayısı
  • Yerel ticareti destekleyen ziyaretçi harcamaları
  • Ev sahibi ülkenin tanıtımına ek olarak ulusal kültürün gelişmesi ve pozitif imaj
  • Etkinlik mekânında altyapı gelişmesi ve yakın çevrede etkinlik esnasında ve sonrasında refahın artması.

Mega etkinliklerin ev sahibi kentlere yüksek bütçelerde maliyet getirdiği söylenmektedir. ‘Etkinlik maliyeti; gelen turistlerin etkinliği hatırlaması için etkinlik mekânının bir marka haline dönüşümünü, kentsel yenilemeyi teşvik eden gelişmeleri kapsamaktadır. Kentin, mega etkinliği çekmek amacıyla; yapılar inşa etmek, altyapıyı geliştirmek ve gelmesi öngörülen ziyaretçiler için donatılar hazırlamak için 20-200 milyar dolarlık bir girişimde bulunması gerektiği öngörülmektedir.’ (Eryılmaz, 2012)

Getirdiği mekânsal değişimin yanı sıra bu etkinlikler, toplumsal farkındalık ve kültürel gelişim için de aracı olabilmektedir. ‘Mega etkinlikler, bölge sakinlerinin kültürel ufkunu genişletmek için bir uyarıcı görevi görmektedir. Bir mega etkinliği düzenlemek çoğunlukla, kültürel grupları çeken ikincil organizasyon ve aktiviteler ile normalde küçük bir toplum için düzenlenmeyecek sergilere de imkan tanımaktadır. Dolayısıyla, bir mega etkinlik bütün bir bölge adına kültürel etkinlik rönesansı için katalizör görevi görmektedir.’ (Ritchie’den aktaran Eryılmaz, 2012)

Etkinlik Mirası

Mega etkinlikler ölçekleri itibariyle düzenlendikleri kentte olumlu veya olumsuz pek çok ekonomik, toplumsal, ekolojik ve mekânsal etkiler bırakmaktadır. Literatürde “etkinlik mirası” olarak da adlandırılan bu kavram, etkinliğin ardından ev sahibi kentte ve kent sakinlerinde bıraktığı kalıcı etkiler olarak tanımlanabilir.

Mega etkinliklerin kentsel mekâna etkileri, literatürde; doğrudan (etkinlik altyapısı, ulaşım altyapısı vb.) ve dolaylı (imaj, markalaşma, kentsel tanınma vb.) ya da ölçülebilen ve ölçülemeyen etkiler olarak sınıflandırılmaktadır. Ayrıca literatürde, mega etkinliklerin olumlu yansımalarını “miras(legacy)” kavramı altında irdelerken olumsuz yansımalarını “yük(burden)” olarak tarif eden çalışmalar da bulunmaktadır (James, 2007) Etkinlik mirası olarak adlandırılan ve mega etkinliklerin uzun vadeli etkileri arasında sayılan anıtsal mimari öğeler, ulaşım altyapıları ve kentsel yenileme projeleri önemli kalıcı fiziksel/mekansal etkinlik miraslarının başında gelmektedir. (Roche, 2000)

Cashman (2002), ekonomik, fiziksel ve kamusal kültür/spor olmak üzere üç tür miras olduğundan bahsetmektedir. Ekonomik miras; turizmde ve diğer ekonomik aktivitelerde ulusal ve kent ölçeğinde istihdamın artması vb. artışları veya mali ve finansal yükleri dengelemek gibi halen devam eden negatif etkileri içermektedir. Fiziksel miras; tesislerin ve altyapının etkinlik sonrasında kullanımını, kentin yapılı çevresindeki değişiklikleri içermektedir. Kamusal kültür ve spor mirası; ev sahibi kentte yeni organizasyon grupları ile yeni ortaklıkların kurulması fırsatlarını ve gelişen spor kültürünü içermektedir. (Cashman’dan aktaran Eryılmaz, 2012)

Mega etkinlikler etkileri açısından literatürde “Beyaz Fil” olarak adlandırılan projelere dönüşebilmektedir. “Beyaz fil” projeleri, inşa etmek için pahalı ve büyük olmalarıyla ve tahmin edilenden daha uzun sürmeleri nedeniyle, aynı zamanda form ve prestijlerinin sahip oldukları işlevden daha baskın olması ile ve hem rolü ile hem de finansal açıdan belirsizliği açısından memnun edici bir performansa sahip olmamaları niteliğiyle tanınmaktadır. Bununla birlikte bu projeleri gerçekten “beyaz fil” yapan özellikler; verimsiz tasarımları, rolünün karmaşıklığı nedeniyle sürdürülmelerinin pahalı olması, üyeliğe kabul edilmek için “olabilirlik incelemesi” yapılmadan gerçekleştirilmeleridir. Bu kapsamda farklı temalarda projeler olabileceği gibi hem kamu hem de özel sektör yatırımları olabilmektedir (Prasser, 2007) Bu anlamda mega etkinliklerin kentte birer “beyaz fil”e dönüşmemesi için ekonomik ve toplumsal etkilerinin baştan iyi hesaplanması gerekmektedir.

Ekonomik, toplumsal ve mekânsal etkilerin yanı sıra, mega etkinliklerin yarattığı psikolojik etkilerden de bahsetmek mümkündür. Kent imajı ve aidiyet gibi algısal kavramlarla ilişkilenebilecek psikolojik boyutunda ise kentlilerde oluşan hissiyat ön plana çıkmaktadır. ‘Mega etkinliklerin psikolojik etkileri, etkinliklerin az anlaşılan etkilerindendir. Kentsel gurur hissinin ve toplumsal birlik ruhunun artması, uluslararası algılara duyarlılığın artması olumlu psikolojik etkiler olarak sayılmaktadır.’ (Eryılmaz, 2012)

Şekil 1: Etkinlik Mirası Kavramı ve Alt Açılımları

Kaynak: (James, 2007; Cashman, 2002; Roche, 2000; Eryılmaz, 2012) kaynak alınarak çalışma kapsamında yazar tarafından üretilmiştir.

Şekil 1’de de görüldüğü üzere literatürde mega etkinliklerin kentlerde çok farklı boyutlarda etkiler yarattığından bahsedilmektedir. Mega etkinlikler kentlere doğrudan veya dolaylı bıraktıkları mirastan bahsetmek mümkündür. Doğrudan bırakılan etkinlik mirasları mekânsal/fiziksel, ekonomik ve sosyal, kültürel miras şeklinde ayrılmaktadır. Dolaylı etkinlik mirası ise kentin imajı, marka değeri ve tanınırlığına etki eden dolaylı öğelerdir. Bu çalışma kapsamında ise doğrudan etkinlik mirası boyutlarından mekansal etkilere odaklanılacak ve etkinlik mirası kavramı kent mekanında oluşan doğrudan izler üzerinden okunacaktır. Bu doğrultuda 1998 yılında Portekiz’in Lizbon kentinde gerçekleştirilen Expo 98 etkinliği örnek olarak anlatılacaktır.

MEGA ETKİNLİK OLARAK EXPO DÜNYA FUARLARI

Fuar sözcüğü Latince festival, bayram anlamına gelen “fariae” sözcüğünden doğmuştur. TDK’ya göre fuar; ‘belli zamanlarda, belli yerlerde ticari mal sergilemek amacıyla açılan büyük sergi’lerdir. ‘Yüzyıllar boyu fuarlar, sergiler, pazarlar malların değiş tokuş yapıldığı, satıldığı yerler olmuşlardır. M.Ö. 2000’li yıllarda Mezopotamya uygarlıklarında fuar panayır, sergi ve pazar kavramları ile eşdeğer anlamda bir ayrım yapılmadan kullanılmakta idi. Romalılar işgal ettikleri bölgelerde ticareti geliştirmek ve propagandalarını yapmak için pazar ve fuarlar kurmuşlardır.’ (Kaçar, 2013) ‘Tarihte bilinen ilk fuar, Kral Dagobert tarafından Paris yakınlarındaki St. Denis banliyösünde 629 yılında kurulan “Foire de Saint Denis”dir. 18 ve 19. yüzyıllarda, sanayi devrimi ile birlikte fuarlar, malların satıldığı pazarlardan malların sadece sergilendiği ortamlara dönüşmüştür.’ (URL-3)

Fuarcılığın temeli Fransa kabul edilmekle birlikte, modern anlamda fuarcılığın başlangıcı 1851’de İngiltere’de düzenlenen fuar kabul edilmektedir. Günümüzdeki şekliyle ilk büyük fuar 1851 yılında Londra’da Hyde Park’ta gerçekleştirilmiştir. (URL-3) Günümüzde ise fuarlar üreticileri tüketicilerle buluşturan, satıcıların ürünlerini sergiledikleri ve potansiyel alıcıların da bu ürünleri gezerek görme imkanı bulduğu etkinliklerdir. Belirli zamanlarda düzenlenen fuarlar aynı zamanda pazara ilişkin diğer üreticiler, yeni ürünler ve fiyatlara ilişkin keşif imkanı sunar.

‘Fuar organizasyonların işletmelere yaptıkları katkıların yanı sıra, ülke ve bölge ekonomilerine yaptıkları katkılar görülmeye başlandıkça, özellikle sanayileşmekte olan bölgeler “ihtisas fuarları” düzenleme konusunda büyük bir yarış içine girmişlerdir. Fuarların dünya çapında ticaretin gelişimine yaptığı katkıya ek olarak yapıldıkları bölge veya illerin ekonomilerine de katkı sağladıkları yadsınamaz bir gerçektir.’ (Kaçar, 2013)

Dünyanın en büyük uluslararası fuarı olan World’s Fair Expo – Dünya Fuarı Expo aynı zamanda dünyadaki mega etkinliklerin de başında gelmektedir. İlk kez 1851’de İngiltere’de gerçekleştirilen Dünya Fuarı, bu tarihten itibaren dünya savaşı yılları haricinde düzenli olarak dünyanın pek çok farklı şehrinde düzenlenmektedir. Exposition – Sergileme kelimesinden gelen Expo Dünya Fuarları, sanayileşme döneminde ülkelerin ürettikleri ürünleri sergilemeleri için kurgulanmış, günümüzde ise hala tüm dünyanın ilgisini gerçekleştiği şehirde toplaması sebebiyle oldukça önemli kabul edilen mega etkinliklerdir. Expo’lar, şehirlerin uluslararası çapta tanınması, küresel ölçekteki kendilerine yer bulmalarını sağlayan bir araç niteliğindedir.

Paris’te yer alan the Bureau of International Expositions (BIE) – Uluslararsı Expo Bürosu tarafından organize edilen bu fuarlar, Registered Expo – Kayıtlı Expo veya Recognized / Specialised – Onaylı / Uzmanlaşmış Expo olarak ikiye ayrılmaktadır. Kayıtlı Expo fuarları daha büyük ölçekte düzenlenirken, Onaylı Expo fuarları daha küçük ölçekte, tematik konularda gerçekleşen uzmanlaşmış fuarlardır.

Expo Fuarları, ev sahibi kentlerle çok yakından ilişkili olduğu için düzenlendikleri kentlerle kısa ve uzun vadeli etkiler bıraktığı için kent için büyük öneme sahiptir. Kentin küresel ölçek ile ilişkilenmesini sağlarken, turizm açısından da büyük ekonomik katkılar sunmaktadır. Kentlerin küresel medyada yer bulmasını ve tanıtımını sağlayan, ev sahibi kentin geçici bir süreliğine odak noktası olmasını sağlayan etkinliklerdir. EXPO’lar genellikle ev sahibi kentte etkinliğin teması çerçevesinde tasarlanan tematik parkların içerisinde gerçekleşmektedir.

Expo Fuarları kentlerde kısa ve uzun vadede olumlu etkiler bıraktığı gibi olumsuz etkiler de bırakabilmektedir. Literatürde başarılı bir örnek olarak 1986 Vancouver Expo Fuarı’ndan bahsedilmektedir. Etkinliğin hem Vancouver kenti, hem de içinde yer aldığı British Columbia eyaleti için olumlu ekonomik etkiler yarattığı belirtilmektedir. 22 milyon ziyaretçi çekmiş, işsizliğin yüksek olduğu bir dönemde 25.000-30.000 civarında tam zamanlı istihdam imkanı yaratmıştır. Expo’nun bölge ve kent turizmine katkısı bir önceki yıllara oranla %25 turist artışı ile azımsanmayacak miktarda gerçekleşmiştir ve bunu Hong Kong ile Pacific ülkelerinden gelen ticaret göçündeki artış izlemiştir. Ekonomik gelişmelerin yanı sıra kentsel mekanda da büyük değişimler meydana gelmiştir. Kente toplamda 1,5 milyar Kanada Doları değerinde yeni yatırım yapılarak yeni bir hafif raylı sistem, büyük bir stadyum, bir köprü ve limanın kıyısında yer alan ticaret ve kongre merkezi bu süreçte inşa edilmiştir. Hazırlık aşamasındaki endişelere ve sorunlara rağmen etkinliğin genel hatlarıyla başarılı olduğu kabul görmektedir. Bu başarı kentlilerin etkinlik ile ilgili olumlu düşüncelere sahip olması ve görevdeki yerel yönetimi büyük bir oy çoğunluğu ile yeniden seçmeleri üzerinden de okunabilmektedir. (Roche, 2000)

Bu aşamadan sonra onaylı/ uzmanlaşmış Expo Fuarı örneği olarak 1998 yılında Portekiz’in Lizbon kentinde gerçekleşen mega etkinlik ele alınacaktır. Bir Akdeniz şehri olan Lizbon’un ev sahipliği yaptığı Expo’98 Fuar’ının bir mega etkinlik olarak kentte bıraktığı olumlu ve olumsuz etkilere dair bir okuma yapılacaktır. Sonuç kısmında ise Expo’98 fuar alanının günümüzdeki mevcut durumu, özellikle etkinlik mirasının mekansal boyutunun neler olduğu üzerinden bir değerlendirme yapılacaktır.

1998 LİZBON EXPO FUARI1

15.yy’dan beri Avrupa’da önemli bir ticaret kenti olan Lizbon, 1998 yılında onaylı-uzmanlaşmış EXPO Fuar’larından birine ev sahipliği yapmıştır. Portekiz’in başkenti Lizbon, ortasından Tagus nehrinin geçtiği, bir Atlantik Okyanusu ve Akdeniz Şehri olması sebepleriyle fuar temasını ‘Okyanuslar: Geleceğe Miras’ olarak belirlemiştir.

EXPO 98 Lizbon için sadece bir mega etkinlik değil, kentsel yeniden yapılanma için bir katalizör, kentsel gelişme ve planlama trendlerinin ise somutlaştığı bir uygulama olarak değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Tagus Nehri’nin kenarında yer alan ve işlevsiz durumda bulunan liman alanını yeniden canlandırmak ve kentin yeni merkezi haline getirmek hedeflenmiştir. Bu anlamda kentte Flagship – Amiral rolü üstlenen ve kentin imajını güçlendirerek rekabet gücünü arttıran gelişme projelerinden biri haline gelmiştir (Resim 1).

Resim 1: Lizbon 98 EXPO Fuar Alanı Haritası

Kaynak: http://www.expomuseum.com/1998/

Büyük bir potansiyele sahip bu alanın yeniden işlevlendirilmesi ve yenilenmesi, Lizbon’daki diğer kentsel politikalar ile de ilişki içerisindedir. Bu kapsamda geliştirilen stratejilerin liman alanını yeniden geliştirmek ve yeni bir kent merkezi yaratmak şeklinde iki temel bileşeni bulunmaktadır. Bu iki amacı yerine getirerek bu alanda mega ölçekte bir etkinlik düzenlemek adına ‘Nations’ Park – Uluslar Parkı’ isminde bir proje hazırlanmıştır.

Kıyıda ince uzun şekilde uzanan bu alanda kentin bu alanını yeniden keşfetmek üzere ekonomik, sosyal ve çevresel dengeyi sağlayan bir kentsel yenileme hedeflenmiştir. EXPO 98 Eylem Alanı olarak adlandırılan bu bölge kentsel yenileme ve geliştirme açısından kritik bir gölge olarak ilan edilmiştir. Mimar Vassalo Rosa’nın yönetimindeki Parque Expo’98 (Plc) isimli firma, Planlama ve Kalkınma Bakanlığı tarafından ‘EXPO 98 Eylem Alanı Geliştirme Planı’ hazırlamak üzere yetkilendirilmiştir. Kamusal sermayeye erişim hakkı olan özel şirket statüsündeki bu firma tüm sergi alanını tasarlamak, geliştirme, inşa etmek ve satmak konusunda görevlendirilmiştir.

EXPO 98’in, nehrin doğu kenarında yer alan bu liman alanını kentin geri kalanı ile entegre etmek için bir fırsat olduğu görüşünden yola çıkılmıştır. Kentin doğusunda yer alan ve endüstriyel kimliğe sahip olan bu liman alanının yeniden geliştirilmesi ile 2.350.00 kişinin yaşadığı büyük metropoliten alanın tümünün, oluşturulan bu yeni bir kent merkezi ile bütünleşmesi hedeflenmiştir. Eski kent merkezinin yeni yatırımlar çekmek ve dünya kenti olabilmek için gerekli aktiviteleri barındırma konularında yetersiz kaldığı görüşünden yola çıkılarak oluşturulan bu yeni merkez ile bölgede yeni bir mekânsal denge kurmak istenmiştir.

Hazırlanan plan doğrultusunda yapılı çevre üç temel unsur üzerinde kurgulanmıştır; alanın gelişmesinde yönlendirici rol oynayan büyük ve orijinal mimari tasarıma sahip tesisler, hizmet ve ticaret alanları ile 2009 yılı itibariyle 25.000 sakini barındıracak ve alanın %53’ünü oluşturacak olan konut alanı. Uluslar Parkı’nın tarihi kent merkezi ve metropoliten alanın giriş kapısı niteliğinde olan Loures gibi doğu belediyeleri arasındaki konumdan kaynaklanan avantajı kullanmak ve bu alanı tüm metropoliten alanın gelişmesinde odak noktası yapmak hedeflenmiştir. (Carrière & Demazière, 2002)

Yapılan bu fiziksel düzenlemelerle yaratılmaya çalışılan yeni kent merkezinde oldukça yoğun yerel hizmetler de yoğunlaşmaktadır. Alışveriş, eğlence, eğitim, spor, restoran ve hastane gibi pek çok işlevin bir arada bulunduğu alan, bu yeni merkeze çekim yaratmayı amaçlamaktadır. Yaratılan bu alanın etkilerinin sadece fuar alanı ile sınırlı kalmayıp etrafındaki 350ha’lık Eylem Alanı’na yayılması istenmiştir.

Uluslar Parkı’nın planlanmasındaki önemli bir adımlardan biri, alana erişimin arttırılması ve bu amaç doğrultusunda kent merkezinden ulaşımın yeniden düzenlenmesi olmuştur. Buna ek olarak kentin Doğu Tren İstasyonun yeniden inşa edilmiş, Lizbon’u diğer Avrupa ülkeleri ile bağlayan uluslararası demiryolu ağı, bölgesel demiryolu bağlantıları ve havaalanına erişim sağlayan yeraltı ve yerüstü ulaşım bağlantıları kurgulanmıştır.

Resim 2: Lizbon Expo 98 Alanı Güncel Kullanımı Genel Görüntü


Kaynak: Kişisel Arşiv, 2009.

Resim 3: Lizbon Expo 98 Alanının Genel Görüntüsü ve Mimari Simgeleri

Kaynak: URL-2.

Resim 4: Solda Lizbon Expo Alanı Peyzaj Düzenlemeleri, Sağda Vasco da Gama Teleferiği

Kaynak: Kişisel Arşiv, 2009.

Resim 5: Mimar Calatrava tarafından tasarlanan Lizbon Uluslararası Gar Binası

Kaynak: Kişisel Arşiv, 2009.

Bu kıyı alanının yeniden düzenlenmesi, amiral/ yönlendirici niteliğe sahip Lizbon 98 Expo etkinliğinin en önemli bileşenlerinden biridir. Projede liman alanını yeniden işlevlendirmek üzere yeni binalar tasarlanmıştır. Bunların arasında mimar Calatrava tarafından tasarlanan uluslararası tren istasyonu (Resim5), Oceanarium ismindeki akvaryum (Resim 6), 11.000 kişi kapasiteli büyük ölçeklerde kültür ve spor etkinliklerine ev sahipliği yapabilen çok amaçlı Pavilion- Pavyon, 600 demirleme kapasiteli marina, panoramik kule, 5km uzunluğunda nehir kıyısı peyzaj düzenlemesi, Portekiz Pavyonu bulunmaktadır. Bu fiziksel düzenlemeler aynı zamanda liman alanının etrafında yer alan mahallelerin de imajını değiştirerek daha karakteristik bir yapıya kavuşmalarına yönelik mevcut eğilimin de bir parçası olmuştur. Bu dikkate değer yapı grubuna pek çok açık kamusal alan, liman alanın kıyısında yer alan ve yaya trafiğini ayrıştıran yol düzenlemeleri eşlik etmektedir. Aynı zamanda proje, 85 hektar yeşil park ve 30.000 ağacı barındıran 110 hektar açık alana sahiptir. (Carrière & Demazière, 2002) Düzenlenen bu alan etkinlik süresinde oldukça fazla miktarda ziyaretçiyi ağırlamıştır. Etkinlik süresince 10.128.204 kişinin ziyaret ettiği Expo 98’in ziyaretçilerinin %79’unu yerli, %21’ini yabancı turist oluşturmuştur. (URL-5)

Resim 6: Günümüzde Oceanarium Akvaryumu Olarak İşlev Görev Okyanus Pavyonu

Kaynak: URL-4

Lizbon’daki bu alan üzerinde değerlendirme yapan Matias Ferreira (Ferreira’dan aktaran Carrière & Demazière, 2002) ölçeğinin büyüklüğü nedeniyle projenin kentte gerçekleşen büyük uluslararası bir etkinlik mi, yoksa bünyesine bir fuarı içeren kentsel yeniden geliştirme süreci mi olduğunu ayırt etmenin zor olduğuna işaret etmektedir. Dolayısıyla Lizbon’daki Expo Fuar sürecinin kentsel yenileme süreçleriyle iç içe geliştiğini söylemek mümkündür.

Expo alanının etrafında yer alan Olivais ve Chelas mahallelerinde inşa edilen büyük sosyal konut blokları daha sonra ülkedeki en büyük toplu konut projesi olmuştur. Bu nedenle sosyal gelişmeden ziyade ekonomik yükselmeyi hedefleyen bir proje olmuş ve çevrede yer alan mahalleleri proje alanına dahil etme ihtiyacı doğmuştur. Yoksul nüfusa sahip bu mahalleler eski sanayi alanının ve liman bölgesinin değişimi nedeniyle işsizlik sorunları ile karşı karşıya kalmıştır. Uluslar Parkı alanın, etrafında yer alan bu mahallelerde sosyal konut ve hizmetlerin yetersizliğinden kaynaklanan sorunlara çözüm üretilmesinde etkili olacağı söylenmiştir. Fakat Uluslar Parkı’nın etrafında yer alan dokuz yeraltı pasajı, etrafta yaşayanlar için bir engel teşkil etmekte, alanın yeni ve eski sakinleri arasındaki sosyal ve kültürel mesafeyi arttırmıştır. EXPO 98’in üzerinden 4 yıl geçtikten sonra yapılan değerlendirmeler, Uluslar Parkı’nın etrafında yer alan bu mahallelerin soylulaşma tehdidi ile karşı karşıya olduğunu gösteren güçlü kanıtlara sahiptir. (Carrière & Demazière, 2002)

Kentsel yenileme hedeflerinin dışında etkinlik, kentin merkez alanlarını yeniden keşfeden ve pazarlayan bir niteliğe sahiptir. Kamu-özel sektör ortaklığı ile geliştirilen EXPO Alanı’nın şehrin tümüne fayda sağlayan bir etki yaratıp yaratamadığı ise soru işaret olarak kalmıştır. Kamu-özel sektör ortaklığı alanın sadece inşa edilmesinde değil devamlılığının sağlanmasında da uygulanmıştır. Alanda yer alan kafeler, eğlence mekanları ve sergi alanından sağlanan gelir Parque Expo‘98 (Plc) firması ile Lizbon ve Loures Belediye’lerini bir araya getiren bir konsorsiyuma verilmektedir.

Resim 7: Lizbon Expo 98 Logosu

Kaynak: Kişisel Arşiv, 2009.

SONUÇ

Mega etkinlik olarak Expo Dünya Fuarları ev sahibi kentlere önemli fırsatlar sunan önemli bir uluslararası etkinliktir. Mega etkinlik olarak Expo Fuarları doğru yönetildiğinde kentlerde kalıcı etkiler yaratabilmekte, özellikle mekânsal açıdan devamlılığı sağlanabilen, kentlilerin kullanmaya devam ettiği kentsel alanlar ve hizmetleri kente kazandırabilmektedir. “Okyanuslar: Geleceğe Miras” temasını benimseyen Lizbon Expo 98 bu açıdan Expo Fuarını bir fırsat olarak değerlendirmiş olan Lizbon, mega etkinliğin sunduğu olanaklar sayesinde kentin işlevini yitirmiş olan kıyı alanını yeniden düzenleyerek “etkinlikten geleceğe miras” olarak su kenarında yeni bir merkez ve kamusal mekan bırakmıştır.

Günümüzde etkin bir merkez ve kamusal mekan olarak kullanılan Expo 98 Fuar alanında doğrudan etkinlik mirası açısından fiziksel kazanım sağlamış pek çok kalıcı mekân bulunmaktadır. Expo Fuarı sırasında Okyanus Pavyonu kalıcı olarak bir akvaryuma dönüşmüştür ve günümüzde de oldukça fazla ziyaretçi çeken bir merkezdir. Uluslararası erişimi sağlayan önemli bir merkez olarak her gün kullanılan Doğu Tren İstasyonu ise mimari açıdan önemli bir kent simgesi konumundadır. Yine etkinlik sırasında inşa edilen Ütopya Pavyonu, günümüzde Meo Arena adıyla konserlerin, sergilerin ve fuarların düzenlendiği bir kültür merkezi olarak işlevine devam etmektedir. Ana sergi pavyonları ise Lizbon Uluslararası Fuar Salonu olarak, ana giriş kapısı ise Vasco da Gama alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır. Alanda yer alan eğlence, alışveriş, yeme-içme ve rekreasyon alanları farklı yaş gruplarından kentlileri bu alana çekmektedir. Limanın eski endüstriyel kimliği ve işlevsizliği yerini canlı bir kıyı alanına bırakmış, kentlilerin aktif olarak kullandıkları bir kent merkezi haline gelmiştir. Buna ek olarak Lizbon, Expo 98’e ev sahipliği yaptıktan sonra dünya ölçeğinde daha çok tanınmaya başlamıştır. Lizbon günümüzde turizm açısından yükselen bir trende sahip şehirlerarasında yer almaktadır. Bu açılardan Expo 98 sayesinde etkinliğin geçici etkisini kalıcı hale dönüştüren Lizbon, kente mekânsal açıdan fayda sağlamış ve fiziksel açıdan olumlu etkinlik mirası bırakmış olan başarılı Expo örnekleri arasında gösterilmektedir.

Lizbon EXPO 98 projesi, olumlu etkinlik miraslarının yanı sıra akıllarda soru işaretleri bırakan etkilere da sahiptir. Olumlu mekânsal etkilerin yanı sıra, etkinliğin gerçekleştiği alanın etrafında yer alan mahallelerle ne kadar bütünleşebildiği ve bu mahallelerde yaşayanları sürece ne kadar dahil edebildiği tartışmalıdır. Alanın etrafında yer alan mahallelerin fiziksel ve sosyal değişimler geçirdiği ve soylulaşma tehdidi ile karşı karşıya kaldıkları belirtilmektedir. Bu da etkinlik için planlanan alanın çevresi ile ilişkilerinde sosyal boyutun eksik kaldığına işaret etmektedir. Bu da düzenlenen bu mega etkinliğin çarpan etkilerini ekonomik ve fiziksel etkilerin yanı sıra sosyal etkiler üzerinden de değerlendirmek gerektiğini göstermektedir. Hem yakın çevredeki yerleşimler hem de kentin geri kalanı ile kurduğu ilişki ve sunduğu faydalar açısından bu boyutu da ele almak gerekmektedir.

Mega etkinlik olarak EXPO Dünya fuarları kentlerin küresel ölçekte yatırımlar çekmek, kentsel imajlarını geliştirmek, kentsel alanlarda yenileme ve canlanma çalışmaları yapmak büyük fırsatlar sunmaktadır. Kentsel rekabetin her gün artmakta olduğu dünya düzeninde mega projelerin gitgide artan bir ilgi göreceğini öngörmek mümkündür. Bu noktada önemli olan mega etkinlikleri kentliler için sosyal, ekonomik ve fiziksel açıdan uzun vadeli fayda sağlayacak ve olumlu miras bırakacak şekilde kentlileri de sürecin içerisinde dahil ederek planlamak ve uygulamak olacaktır. Bunu yaparken de mekansal, ekonomik ve sosyal etkileri bir bütün dahilinde ele almak ve süreci bu bakış açısıyla yönetmek etkinliğin mirasını olumluya çevirmek adına doğru bir yaklaşım olacaktır.

KAYNAKLAR

  • Chen, Na, (2008) “What economic effect do mega-events have on host cities and their surroundings? An investigation into the literature surrounding mega-events and the impacts felt by holders of the tournaments.,” OpenTheses@Unsyiah_Lib, Erişim 15 Haziran 2017, http://uilis.unsyiah.ac.id/opentheses/items/show/5315.
  • Deffner, A. ve Liouris, C. (2005). City marketing: A significant Planning Tool for Urban Development in a Globalised Economy, paper presented at the 45th Congress of the European Regional Science Association, 23-27 August, Amsterdam, http://www.feweb.vu.nl/ersa2005/final_papers/395.pdf, 10 Eylül 2008.
  • Erden, Ö. İ. (2014) Yerel Halkın İzmir Enternasyonel Fuarı’nın Etkilerine Yönelik Algıları, Yüksek Lisans Tezi, Anadolu Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği Anabilim Dalı, Eskişehir.
  • Eryılmaz, S. S. (2012). Mega Etkinliklerin Kent Mekanına Yansımaları Formula 1 Türkiye Grand Prix’i İstanbul Park Örneği, Doktora Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı, İstanbul.
  • Getz, D. (2005). Event Management & Event Tourism, 2nd Edition, Cognizant Communication Corporation, New York. ISBN-13: 978-1882345465.
  • Harvey, D. (2016) Kent Deneyimi, Sel Yayıncılık.
  • James, B. (2007). Sydney Olympic Park: Olympic Legacy or Burden?, Unpublished honours thesis, University of New South Wales,https://www.be.unsw.edu.au/sites/default/files/upload/pdf/schools_and_engagement/resources/_notes/5A3_14.pdf, 15 Haziran 2017.
  • Jean-Paul Carrière & Christophe Demazière (2002). Urban Planning and Flagship Development Projects: Lessons from EXPO 98, Lisbon, Planning Practice & Research, 17:1, 69-79, DOI: 10.1080/02697450220125096
  • Kaçar, E. (2013). Fuar İşletmeciliğinin Turizm Üzerine Etkileri ve Bir Model Önerisi, Yüksek Lisans Tezi, Haliç Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Anabilim Dalı, İstanbul.
  • Prasser, S. (2007). Overcoming the “White Elephant” Syndrome in Big and Iconic Projects in the Public and Private Sectors, Improving Implementation: Organisational Change and Project Management, Ed. John Wanna, ANU e- Press, Canberra, http://epress.anu.edu.au/anzsog/imp/pdf/ch05.pdf, 10 Haziran 2017.
  • Roche, M.(2000). Mega-Events and Modernity: Olympics and Expos in the Growth of Global Culture, Routledge, London.
  • URL-1: http://worldsfairs.com/ Erişim tarihi: 15.06.2017

1 Lizbon Expo Fuarı Logosu: Resim 7

Diğer Lizbon Expo Resimleri: Resim 1,2,3,4,5,6

Share: